TANRI KELİMESİ

İnsanlarla günlük olarak herhangi bir şey hakkında muhabbet ederken bazen Tanrı kelimesini kullanırım. Fakat ilginçtir ki insanlar beni uyarma zahmetinde bulunuyor. Bu uyarılar toplum olarak Allah dediğimiz yaratıcıya Tanrı dememden rahatsız olmaları üzerine gerçekleşiyor.

ÖLÜMDEN SONRA YAŞAM NASIL ORTAYA ÇIKTI

Birkaç gün önce Sapien’de yayımlanan bir serinin son bölümünü izledim. Serinin adı; ‘Hayatın Anlamı Ölüm Müdür?’. Bu bölümde Sinan Canan öteki dünya kavramının nereden başladığına dair bir anekdot anlattı: İlk insanlar ölen yakınlarını rüyalarında gördüklerinde bunun bir rüya olduğunu henüz bilmiyorlardı.

ÖLÜM YOK KORKU YOK

Merhabalar. Bugün sizlere okuduğum bir kitapta ölüm ve yaşam üzerine neler söylediğinden bahsedeceğim.

Kitab,ı yazarın merak ettiğim bir kitabını okumak isterken kütüphanede başka bir kitabına rastlamam ile keşfettim.

Yazarı Thich Nhat Hanh olan Ölüm Yok Korku Yok adlı kitabın ilk bölümünde Buda’nın bir öğretisi var.

CEVAPLANAMAZ SORU

Notlarıma bakarken eskilerden bir notla karşılaştım. 10 Ekim 2022 tarihine ait bir not. Tülay Kök’ün sıkı bir takipçisi olmama rağmen aradan zaman geçtiği için hangi mecrada olduğunu hatırlayamadığım bir mecrada bir soru sormuş…

ADEM İLE HAVVA’NIN HİKAYESİNE FARKLI BİR BAKIŞ

Adem ile Havva hikayesinde sizi rahatsız eden bir şeyler var mı?
Bu yaratılış hikayesi uzun yıllar boyunca nesilden nesile aktarıldı. Sanıyorum ki Dünya’da bu hikayeyi bilmeyen yoktur. İslam kültürünün geniş yer kapladığı topraklarımızda çocukluğumuzda bizde bu hikayeyi büyüklerimizden dinlemiştik.
Siz hikayeyi dinledikten sonra ne yaptınız bilmiyorum ama ben sorgulamadım. Çocukken sorularımı büyüklere sormamam gerektiğini öğrenmiştim.

KAÇ ÇEŞİT SEVGİ VAR?

İnsan birini sevdiğini nasıl anlar? Belki de insan birini sevdiğini anlayabilir mi diye sormalıyım. Sevecek çok şey varken ve sevginin farklı boyutları varken nasıl olabiliyor da bir erkeğe veya kadına duyduğumuz sevgi kolay anlaşılabilir oluyor? Diyelim ki biriyle göz göze geldiğiniz önce neden size baktığını düşünürsünüz değil mi? Belki kendinize çeki düzen verme gereği hissedersiniz belki yüzünüze yemek bulaşmıştır onu silersiniz belki de hiçbir şey yoktur ve bir anlam veremezsiniz.

MÜSAMAHA GÖSTERMEK

Siz, siz olduğunuz için müsamaha göstermek zorunda kaldınız mı? Belli şeyleri anladığınız ve bildiğiniz için bazı insanları görmezden gelmeniz gerekti mi? Ya da büyük olduğunuz, tecrübeli olduğunuz, yetkili olduğunuz gibi sebeplerle müsamaha göstermeye zorlandığınız oldu mu?Çocukken genellikle büyük olan çocuğun küçüğüne hoşgörü göstermesi istenir. Büyük olmanın getirdiği bazı sorumluluklar vardır: küçük kardeşine bakmak, ona yol göstermek, bir şeyler öğretmen ve müsamaha göstermek gibi.Peki ya büyüyünce göstermemiz gereken müsamahalar?Birilerine müsamaha göstermek aslında bir nezaket göstergesidir. Kibar bir insan olduğumuzu, ufak şeyleri dert etmediğimizi, büyütmediğimizi karşı tarafa göstermenin bir yoludur. Garson çayınızı geç getirdiğinde olabilir dersiniz.Birilerine müsamaha göstermek aslında bir nezaket göstergesidir. Kibar bir insan olduğumuzu, ufak şeyleri dert etmediğimizi, büyütmediğimizi karşı tarafa göstermenin bir yoludur. Garson çayınızı geç getirdiğinde olabilir dersiniz.

KENDİNİ HATIRLA

Sıradan bir günümde sıradan şeyleri yaptıktan sonra yatağıma girdim. Biraz sosyal medyada takılmak üzere telefonumu elime aldım. Önüme bir post düştü.Postta beni etkileyen sadece iki kelime vardı; KENDİNİ HATIRLA.Fark ettim ki kendimi uzun zamandır unutmuşum. Nelerden hoşlandığımı, geçmişte neler yaptığımı, nasıl bir insan olduğumu, nelerde iyi nelerde kötü olduğumu, nelerin hayallerini kurduğumu unutmuşum.

GERÇEKTEN TUTKUMUZU TAKİP ETMELİ MİYİZ?

Üniversite yıllarımda bir konferanstan çıktım ve düşüncelere rahat rahat dalabilmek adına yurduma yürüyerek dönmeye karar verdim. Yola çıktığımda oldukça sinirli ve düşünceliydim. Yıllardır aynı cümleleri duyuyordum; tutkunuzu takip edin, tutkunuzu bulun, ona sarılın, her şeyi onun etrafında şekillendirin, elbette sizin de tutkunuz olan bir şey vardır, tutkunuz mutlaka vardır ama siz farkında olmayabilirsiniz… Neden herkes aynı şeyden bahsediyor? Bu tutku gerçekten bu kadar önemli mi yoksa sadece popüler bir değer mi? Bu konuyu zihnimde masaya yatırmaya kararlıydım.