Ben kötü biri değilim

İçimizdeki karanlığı görmek ne zor. Sabahattin Ali’nin romanındaki Ömer gibi her şeyi içimizdeki şeytana atfediyoruz. Ya sistem, ya kapitalizm, ya şeytan, ya da insanlar. Kimse masum değil. Ne şeytan ne de insan. Ama insanın bir şansı var. Seçim şansı. İçindeki karanlığı fark edip ışığı seçme şansı. Ya da hülyada kalıp bu dünyayı çekilebilir kılma çabası. […]

Başarabilirsin!

Bir an, ki, geçmişi silip attığınız. Bir an, ki, varlığınızı yok ettiğiniz. İnanmak?? Yapabileceğine inanmak?? Nedir insanı denemekten alıkoyan! Yanlışları yanlış yapan nedir? Hata yapmak neden lüks? Mükemmeliyet arzusu tıpkı kan arzusu! Beşer şaşar değil miydi!? Yapabileceğine inanmaya neden ihtiyacın var? Denemek, bu dünyanın gerekliliğidir. Sadece denemek için yaşarız. Yaşadıklarımız, yaşamayı denemektir.

Sorumluluklarla Boğuşmak

Hayatın gereklilikleri var. İş, ev, sosyallik, sorumluluklar, görevler… Bir de önemli şeyler var. Bizim için önemli olan şeyler. Kendimizle kalmak, hobilerimiz, arkadaşlarımız, seyahatlerimiz veya değer katan bir şeyler yapmak… Bir şey için hayatı durduruyor musunuz? Örneğin: Sınava hazırlanırken masaya kapanmak gibi. Para kazanırken aile sıcaklığını unutmak gibi. Projeyi bitirirken işkolikleşmek gibi. Bir hedefimiz olduğunda temizlik […]

Gerçek, Hislerimiz Midir?

Sadece biri çıkıp ona gerçekleri söylesin istiyordu. Tüm isteği buydu. Her şeyle yüzleşmek ve geleceği bilmek istiyordu. Belirsizlik onu tüketiyor tıpkı bir ruh emici gibi ruhunu emiyordu. Yalnızca güvendiği bir otoriteye ihtiyacı vardı. Her şeyi bilen bir şamana ihtiyacı vardı. Kaygılarından kurtulmak istiyordu. Geleceği görmek istiyordu. Tek istediği buydu. Bu olduğunu sanıyordu. Oysa yüzleşmekten kaçıyor, […]

Kahve içerek geleceğinden çalıyorsun

Kahve günümüzün bir sosyal zorunluluğu. “Hadi bir kahve içelim” sözü bende büyük bir stres yaratıyor. Fakat kahvenin yarattığı bu stresi birçok insan kavrayamıyor. Bu sosyal zorunluluğa hayır dediğimde insanlar bunu şımarıklık, marjinallik veya saçmalık olarak görüyor. Kimse kahveye değil geleceğimden çalmaya hayır dediğimi anlayamıyor. Kahve, enerjiyi gaipten getirmiyor. İnsanın gelecekteki enerjisini alarak bir anda ve […]

Eleştirmenliğe Soyunanlar

Son günlerde dikkatimi çekiyor. Herkes eleştirmenliğe soyunuyor. Mikrosundan makrosuna. Herkes bir yazıyı eleştirme cüreti gösterdiği gibi, bir kıyafeti de eleştirmeye hak görüyor kendini. Nedir bu başkalarıyla derdimiz. Anlaşılan kendimizden kaçmak artık çok daha kolay. Sosyal medya anasayfam başkalarına b*k atanlarla dolmaya başladı. Bozulan algoritmamı yeniden düzenlemem gerekecek şimdi.

19 Mayıs 1919

Ata’mın izinde savaşa ve mücadeleye devam ediyoruz. Bu ülkenin geleceği biz gençlere emanet. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun.

İdealist İnsan Olmanın Zorluğu

Sizi ne sinirlendirir? Saygısızlığa tahammülüm yoktur. Katlanamıyorum, dayanamıyorum. Hoş görebiliyorum ama saygısızlık yapan kişi içimde çoktan ölmüş oluyor. … Çok sinirlenirim. Her biri bir saygısızlık içeriyor. İnsanın başkasına ve kendine olan saygısızlığı. Bende insanım. Bende mükemmel değilim. Zaten mükemmel insan diye de bir şey yok. Bu yüzden benimde saygısızlık yaptığım zamanlar oluyor. Bu yüzden de […]

Günde Bir Doz Sosyal Medya

Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsunuz? Saatli kullanıyorum. Olabildiğince kısıtlı zaman ayırıyorum. Belirli bir saat diliminde, günde sadece bir kez girmek ve süre tutumak inanılmaz etkili bir yöntem. Sosyal medyayı en aktif ve en faydalı şekilde yararlanmamı sağlıyor. Yıllardır bulduğum bu yöntemi kullanıyorum ve pişman olduğum bir gün olmadı. Umarım sizlerde dener ve faydasını görürsünüz. Ben sosyoşifacı.