ADEM İLE HAVVA’NIN HİKAYESİNE FARKLI BİR BAKIŞ

Adem ile Havva hikayesinde sizi rahatsız eden bir şeyler var mı?
Bu yaratılış hikayesi uzun yıllar boyunca nesilden nesile aktarıldı. Sanıyorum ki Dünya’da bu hikayeyi bilmeyen yoktur. İslam kültürünün geniş yer kapladığı topraklarımızda çocukluğumuzda bizde bu hikayeyi büyüklerimizden dinlemiştik.
Siz hikayeyi dinledikten sonra ne yaptınız bilmiyorum ama ben sorgulamadım. Çocukken sorularımı büyüklere sormamam gerektiğini öğrenmiştim.

KAÇ ÇEŞİT SEVGİ VAR?

İnsan birini sevdiğini nasıl anlar? Belki de insan birini sevdiğini anlayabilir mi diye sormalıyım. Sevecek çok şey varken ve sevginin farklı boyutları varken nasıl olabiliyor da bir erkeğe veya kadına duyduğumuz sevgi kolay anlaşılabilir oluyor? Diyelim ki biriyle göz göze geldiğiniz önce neden size baktığını düşünürsünüz değil mi? Belki kendinize çeki düzen verme gereği hissedersiniz belki yüzünüze yemek bulaşmıştır onu silersiniz belki de hiçbir şey yoktur ve bir anlam veremezsiniz.

MÜSAMAHA GÖSTERMEK

Siz, siz olduğunuz için müsamaha göstermek zorunda kaldınız mı? Belli şeyleri anladığınız ve bildiğiniz için bazı insanları görmezden gelmeniz gerekti mi? Ya da büyük olduğunuz, tecrübeli olduğunuz, yetkili olduğunuz gibi sebeplerle müsamaha göstermeye zorlandığınız oldu mu?Çocukken genellikle büyük olan çocuğun küçüğüne hoşgörü göstermesi istenir. Büyük olmanın getirdiği bazı sorumluluklar vardır: küçük kardeşine bakmak, ona yol göstermek, bir şeyler öğretmen ve müsamaha göstermek gibi.Peki ya büyüyünce göstermemiz gereken müsamahalar?Birilerine müsamaha göstermek aslında bir nezaket göstergesidir. Kibar bir insan olduğumuzu, ufak şeyleri dert etmediğimizi, büyütmediğimizi karşı tarafa göstermenin bir yoludur. Garson çayınızı geç getirdiğinde olabilir dersiniz.Birilerine müsamaha göstermek aslında bir nezaket göstergesidir. Kibar bir insan olduğumuzu, ufak şeyleri dert etmediğimizi, büyütmediğimizi karşı tarafa göstermenin bir yoludur. Garson çayınızı geç getirdiğinde olabilir dersiniz.

KENDİNİ HATIRLA

Sıradan bir günümde sıradan şeyleri yaptıktan sonra yatağıma girdim. Biraz sosyal medyada takılmak üzere telefonumu elime aldım. Önüme bir post düştü.Postta beni etkileyen sadece iki kelime vardı; KENDİNİ HATIRLA.Fark ettim ki kendimi uzun zamandır unutmuşum. Nelerden hoşlandığımı, geçmişte neler yaptığımı, nasıl bir insan olduğumu, nelerde iyi nelerde kötü olduğumu, nelerin hayallerini kurduğumu unutmuşum.

GERÇEKTEN TUTKUMUZU TAKİP ETMELİ MİYİZ?

Üniversite yıllarımda bir konferanstan çıktım ve düşüncelere rahat rahat dalabilmek adına yurduma yürüyerek dönmeye karar verdim. Yola çıktığımda oldukça sinirli ve düşünceliydim. Yıllardır aynı cümleleri duyuyordum; tutkunuzu takip edin, tutkunuzu bulun, ona sarılın, her şeyi onun etrafında şekillendirin, elbette sizin de tutkunuz olan bir şey vardır, tutkunuz mutlaka vardır ama siz farkında olmayabilirsiniz… Neden herkes aynı şeyden bahsediyor? Bu tutku gerçekten bu kadar önemli mi yoksa sadece popüler bir değer mi? Bu konuyu zihnimde masaya yatırmaya kararlıydım.

BENCİL VE EGOİST İNSANLAR

Her işin sonunda kendisine çıkar sağlamayı düşünen insanlara bencil deriz. İş yapmaktan kaçmak, yapılan işin sonuçlarını kendine almak gibi her türlü kazanç ve çıkarlar bencilliktir. Ben merkezcilik ise bilinenin aksine kişinin kendini merkeze alıp hareket noktasını kendi olarak belirleyip, kendini esas almasıdır.
Çağlar boyunca ‘ben’ in fazlasıyla öne çıktığı, bu uğurda savaşların verildiği, insanların öldüğü ve daha sayamayacağımız birçok olayın yaşandığını hepimiz biliyoruz. Eskiden olduğu gibi bugünde egolu, bencil, kendini düşünen ve kendinden başkasını görmeyen insanlar var. Fakat geçmişle bugünü birbirinden ayıran önemli bir fark var; insanlar bencilliklerinin arkasına sığınabilecekleri büyük bir kapı buldular.

NE KADAR DEĞERLİSİN!!

İnsan kendi değerini belirleyebilir mi?Senin hayattaki değerin nedir? Nasıl bir hayat yaşıyorsun? Yaşadığın hayat değerini belirleyen bir faktör mü senin için? Bu soruların cevabını vermek kolay değil. Yine de gel birlikte cevaplarını arayalım. Yaşını, görünüşünü, aileni, çevreni, yaşadığın evi, apartmanı, gerçekleştirdiğin aktiviteleri, hobilerini gözden geçirmeni istiyorum. Bunlar gerçekten senin değerini belirlemede bir ölçüt olarak kullanılabilir mi? İnsanın değerini belirleyen bir ölçüt var olabilir mi?

ÖZGÜR İRADE

Hayatta yaptığımız seçimler, tercihler hangi sonuçları doğuruyor? Seçimlerimiz gerçekten istediğimiz şeyi elde etmemizde yolumuzu açıyor mu? Seçimlerimiz gerçekten bizim seçimlerimiz mi?
Seçim yapmak sizler için kolay mı? Benim için hayatım boyunca zor oldu. Olacakları öngörmek, olasılıkları hesaplamak, hangi seçimin daha iyi olacağını varsaymak vb bir dizi hesaplamalar yaparım. Eğer bir seçim yapıyorsam getireceği sonuçları da üstlenmem gerektiğini düşünürüm.

PİŞMANLIKLAR ÜZERİNE

Hayatında en çok neyden pişman oldun?Bu sorunun cevabını uzun yıllar veremedim.Pişman olmak benim için farklı bir seviyedeydi. Bir şeylere üzülürdüm, yanlış yaptım derdim ama pişman olmazdım.Üniversiteye gittiğimde ise bir şeyler değişmeye başladı.

İYİLİK YAPAYIM DERKEN…

İyilik nedir?İyiliğin tanımı yapılabilir mi?İyilik göründüğünden farklı olabilir mi?Hayatınızda birine iyilik yapayım derken kötülük yaptığınız kaç olay yaşadınız?Benim büyük pişmanlıklarım arasında iyilik yapayım derken kötülük yaptığım davranışlarım.Zamanı geri döndüremiyor olanı değiştiremiyorsunuz.Bazen yapabileceğiniz tek şey aynı hatayı tekrar yapmamak oluyor.