Sıradanlığın Çılgınlığı

İşle ilgili çılgın bir fikir üretin.

Aslında çılgın olmayan ama şu an ki hayatım için çılgın olan bir fikir geldi aklıma.

Bu sene içerisinde bir kitap yazmak ve bu kitabın bir bölümünü her hafta sitemde yayımlamak.

Çok yoğun bir sene geçireceğim aşikar. Yine de bu fikir için eyleme geçersem çılgınca bir şey yapmış olurum.

Sizce hangisi daha çılgın?

Bir yıl içinde kitap yazmak ve bu kitabı bastırmadan yayımlamak mı?

Yazdığım kitabı başkalarıyla paylaşma cesareti göstermek mi?

Bazen sıradan şeyler en çılgını olabilir. Kim bilebilir?


sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Sıradanlığın Çılgınlığı” için 10 yorum

  1. Hocam bence en çılgını eserim dediğiniz mahsulü başkalarıyla paylaşmaktır. Takdir gördüğünüzde bunun çılgınlık değil de medeni cesaret olduğunu tadıp bir üst seviyeye çıkarsınız. Yukarıdaki yorumlarda çalmalardan söz edilmiş. Bence bu kadar yüksekten düşünmenin ya da doğmamış çocuğa dön bicmenin bir anlamı yok. Bugün herkes yazar herkes şair. Türkiye edebiyat piyasası kurak bir çöl gibi… Bizler gibi bloglara gelinceye dek takdir görmeyi bekleyen sayısız hakîkî edebiyatçı olduğu gercegini eş geçmeyelim. Öte yandan yapay zekâ gerçekliği var artik… Demem o ki bu tarz erken endişeler üretiminizi ve cesâretinizi kırar. Siz bir an önce kendinizi gerçekleştirmeye başlayın derim. Yine de herkesin kıymetlisi vardır. Emin olmamakla berâber ürettiğiniz ürünleri kendinize postalayarak da telif konusunda önlem alabilirsiniz. Fakat o postayı açmamalı, hukûkî bir sebep doğana kadar saklamalisiniz. Bir internet sitesinde yazarın adı ve soyadı olan e-posta adresinden kendi kendine düz metin ve ek olarak göndermenin de normal postanın yerini tuttuğunu okumuştum ancak hukuksal boyutundan emin değilim. Her iki yöntemi de kısaca araştırmanızı tavsiye ederim velhasıl.

    Liked by 1 kişi

    1. Bu incelikli yorum için öncelikle teşekkür ederim.
      Bu yazıyı yazarken aynı düşünceler benimde zihnimden geçti. Belki ‘şu anki hayatım’ için kitap yazmak çılgınlık gibi gelebilir ama bu kitabı başkalarıyla paylaşmak tüm hayatım açısından baktığımda, evet medeni bir cesaretin göstergesi olabilir.
      ‘Bizler gibi bloglara gelinceye kadar’ derken bizi küçümsemediğinizin farkındayım. Haklısınız da bize gelene kadar keşfedilmeyi bekleyen gerçek yazarlar var. (Fakat gerçek yazar nedir, her daim bunu sorgulamanın önemli olduğu kanaatindeyim.) Yine de biz bloggerların da arasından hakiki yazar, edebiyatçı çıkabilir. Kim bilebilir? Ama kaygılar hakiki olmanın dışında yazar olmamıza bile büyük bir engel teşkil edebilir.
      Evet bu tür düşüncelerin benimde cesaretimi kırdığı sayısız günler oldu. Bugün, kıymetlim dediğim şeyleri paylaşmama engel olan şey de tam olarak bu. Fakat ürettiğim ürünlerin çalınmasının kötü bir şey olması! Bundan o kadar da emin değilim (kıymetlilerim dışında :)).
      Önerileriniz için de ayrıca teşekkür ederim. Bir gün yazılarımın çalınmasını sorun etmeyecek bile olsam her zaman önlem almak isterim. Üstelik de kendimi yolun daha çok başında görürken telif hakkı vs ile uğraşmak yerine gelecek için önlem almak tam bana göre. Mutlaka araştıracağım.

      Liked by 1 kişi

      1. Samîmî bir yazı yazmışsınız, kendimce yorum yapmadan durmadım, bu yüzden teşekküre hâcet yok 🤗

        Blog yazarlarini asla küçümsemem ki bu kendimi de küçük görmek demek olurdu. Şâyet sizi istemeden üzdüysem de içtenlikle özür dilerim. O satırlarda altını çizmek istediğim şuydu esâsen: Kitapları basılmış ve kalitesiyle özgünlüğü herkesin mâlûmu olan ancak bir şekilde sükût sûikastine uğrayan katar katar edebiyatçı var Türk yazınında. Öne çıkamamalarının asıl nedeni onlara (ciddi baskı sayısı, reklamlar, tanıtım günleri vb. yoluyla) yatırım yapıp risk almak yerine eskileri tekrar tekrar basarak para kazanmak isteyen yayınevlerinin kâr politikası. Yoksa kuşku yok ki internetin bilhassa blog mecrâsı keşfedilmeyi bekleyen hazînelerler dolu, buna emînim.

        Liked by 1 kişi

        1. Sizin gibi ince birinden yorum almak beni mutlu etti. O yüzden özür dilemenize hiç gerek yok bilakis dediğim gibi mutlu oldum.
          Söylemek istediğinizi şimdi daha iyi anlıyorum.
          Tüm engellere rağmen cesaretimiz kırılsa bile tekrar cesaret edebilme cesaretini gösterebilmek… Fikirlerimiz çalınsa bile cesaretle yazmaya devam edebilmek… Koca evrenin içinde minicik bir toz zerresi olduğumuz halde küçük dünyamızı değiştirebilmek için, tek bir insan bile olsa birine ulaşabilme umuduyla yazmaya devam edebilmek… Belki o zaman hakiki yazar yoluna adımımızı atmış oluruz. 🙂

          Liked by 1 kişi

Ahmet Arda için bir cevap yazın Cevabı iptal et