Kendimi Özledim

Hayatın akışında kayıp giderken insan özlüyor. Kendini ve sevdiği şeyleri. Yazmayı özledim. Yazmak benim için varolmanın başka bir biçimi. Kaybolup gidiyormuşum gibi hissediyorum. Siliniyormuşum gibi. Buradayım ama kendim için değil. Heykele dönüşmüşüm gibi. Yazmayı özledim. İrdelemeyi, düşünmeyi, analiz etmeyi. Özledim, iç dünyamı.

Dans etmek

Kimse izlemezken yaptığınız en cesur şey nedir? Dans etmek. Her insanın cesaret ettiği ve edemediği şeyler farklıdır. Benim için dans etmek özgür olmak. Birinin varlığı bu özgürlüğe müdahale gibi gelir bana. O yüzden cesurca, özgürce, delice dans etmek yalnızken çok güzel.

Biraz da çocuk olalım

Birinin şimdiye kadar sizin için yaptığı en nazik şey nedir? Sevdiğim insanın elleriyle yemek yapıp yedirmesi. Küçük büyük, kadın erkek fark etmez. Birinin sizin için emek vermesi her zaman çok değerli. Yapamayacağınızdan değil sizi fazlaca düşünmesi nazik değil mi?

Mutfağa Girmek

Yakın zamanda edindiğiniz bir hobinizi paylaşın, sizi bu işe ne sürükledi? Yemek yapmak. Sağlığımın bozulması beni tetiklemiş olsa da beni iten başka birçok faktör daha vardı. Çocukluğuma dönmüş gibiyim. O masumluğum olmasa da yeniden mutfağa girmek çocukluğumla ilişki kurmak gibi. Yemek hazırlığının duygu regülasyonu ile bir ilişkisi olmalı.

Her Şey ve Herkes Unutulur

İnsan hafızası ne tuhaf şey. Kendi hafızama ayrıca şaşırıyorum. Bazen asla silinmez bir yara izi bazen de kuma yazılmış bir yazı gibi. “Yılın son yazısı” adlı yazımı gördüm tesadüf eseri. Merak edip okudum. Yazmayı bıraktığım için fark ettiğim anlam hatalarını bir kenara koyarsam hastalığımdan bahsettiğimi bilmiyordum. Nazım Hikmet Ran’ ın Akrep Gibisin şiirini paylaşmak istedim […]

Başlıksız

Dün gece masal okudum. Uyumadan önce minik bir masal. Kendim için bir şey yapmak o kadar da zor değilmiş. Bunca zaman kızgınım diyerek kendimden kaçmışım. Oysa en çok ihtiyacım kendime göstereceğim şefkatmiş.

Hayata Tutunmak

Bugün biraz daha umutluyum. Erken kalktım. Kitap okuyorum belki onun etkisidir. Umutla bakmak insanı harekete geçiriyormuş. Eylemsizliğim, çaresizliğimden ve umutsuzluğumdanmış. İnsanın körü körüne inandığı şeyleri değiştirmesi ne zor. Yarın yine umutsuz bir gün olur diye şu an hissettiğim umuda korkuyla bakıyorum. Hayatım ne kadar da güvensiz, inişli çıkışlı. Çıkışta ise hiç aşamadığım bir cam tavan […]

Elden Yitirilenler

Görünüşü gençtiYaşı gençtiYirmilerinin sonlarındaHayatının baharında.Saçlarının beyazıTırnaklarının sarısıSarkmış göğüsleriYer yer çatlamış bedeniGörünmüyordu.Yaşlılar gibi sürekli hastaneye gidiyorArtık yere oturamıyor, dizlerini bükemiyorDoğurganlığı yok oluyorZihni eskiyordu.Tüm haftayı görüşme için bekliyor Doya doya anlatmak istiyorBir saat yetmese de Konuşabildiği için mutlu oluyordu.Yaşanmamış bir hayat Gencecik ömründeElinin altından eriyip gidiyordu.Kimdi bunun suçlusu?Kapitalizm mi,Ekonomi mi,Siyaset mi,Kötü insanlar mı,Onları yetiştirenler mi,Kendisi mi?Onu görünce […]