Başlıksız Yazılar

Tam her şeyin bittiğini düşündüğün anda, Tüm ışıklar sönüp karanlıkta kaldığında, Bir ışık belirir ansızın. Camdan yansıyan ışığın dans etmesi gibi. Baharın kokusunu burnuna çekmek gibi. Meltemin tenine dokunması gibi. Yeşermeye başlar insan yeniden. Kuruma ihtimalini bilerek.

Persona Yığını

Hepimizin gördüğü “persona”. Kimliklerle dolaşıyoruz etrafta. Nadiren görüyoruz yosunun içindeki nilüferi. O halde neden kıyas yapalım? Neden kıskançlık edelim? Hepimiz mükemmel bir kimlik inşa etmiyor muyuz? Kaç kişiye gösteriyoruz gerçek “ben”i ? Biz haberdar mıyız kendi karakterimizden? Yosunun içinde bir nilüfer olduğunu biliyor muyuz?

Başlıksız yazılar

İnsanın bütün çabası anlaşılmak. İnsanın bütün çabası anlatmak. Ve yine insanın bütün çabası anlamak. Anlamadan yaptığımız her şey çatışmaya çıkıyor. Anlatmadıkça, anlatmadıklarımız içimizde dert oluyor. Ve insan anlaşılmadığında koca bir dağ bile olsa yapayalnız hissediyor. Dinlemek… Kendimizi veya başkalarını dinlemek. Sorunlarımızı çözer mi?

Gerçek, Hislerimiz Midir?

Sadece biri çıkıp ona gerçekleri söylesin istiyordu. Tüm isteği buydu. Her şeyle yüzleşmek ve geleceği bilmek istiyordu. Belirsizlik onu tüketiyor tıpkı bir ruh emici gibi ruhunu emiyordu. Yalnızca güvendiği bir otoriteye ihtiyacı vardı. Her şeyi bilen bir şamana ihtiyacı vardı. Kaygılarından kurtulmak istiyordu. Geleceği görmek istiyordu. Tek istediği buydu. Bu olduğunu sanıyordu. Oysa yüzleşmekten kaçıyor, […]

Başlıksız yazılar

Bir an gelir ve tüm yüklerin altında ezilirken durur ve nefes alır insan. İşte baharın en güzel yanı insan durduğunda duyduğu o cıvıltı sesleri. Bugün güne farklı bir kuş sesi ile uyandım. Belki seyahata gelmiştir bizim apartmana. O güzel sesi yüzümü güldürdü. Güzelliklerle geçen bir gününüz olması dileğiyle.

Başlıksız yazılar

Bazen kayboluruz. Ve başka başka yerlerde buluruz kendimizi. Hiç bilmediğimiz bir mekanda. Hiç bilmediğimiz insanlarla. Hiç bilmediğimiz ekollerde. Yeniden ararız. Ve bazen dönüp bakarız. Bir ömür geçmiş.

Başlıksız yazılar

“Sade yaşamak, daha fazla görebilmek için  daha az şeye bakmak, daha fazla yapabilmek için daha az yapmak, daha fazla şeyi sahiplenebilmek için daha az şeyi satın almak demektir.” Jon Kabat-Zinn

Henüz Ölmedik

Savruluruz bazen günlerce. Oradan oraya, oradan oraya. Hayatımız akarken en çok başarısızlıklarımız gelir gözümüzün önüne. Hayalini kurduğumuz yaşama sahip olmamız gelir. Dikkatimizi dağıtan ne çok şey olmuş, ne çok kez yoldan çıkmışızdır. Çoğu zaman yolda olduğumuzu bile unuturuz. Dönüp baktığımızda gördüğümüz tek şey ağaçtan düşen yaprağın rüzgarda savrulması, kaybolmasıdır. Unuturuz rüzgarın suçu olmadığını. Unuturuz yaprağın […]

Başlıksız

Hayat iyi kötü sürprizlerle dolu. Hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor. Çünkü hayatın kendi akışı olduğunu hesaba katmıyoruz. Her şey olması gerektiği gibiyse biz olanın neresindeyiz?