En unutulmaz seyahatinizi düşünün.
En unutulmaz seyahatim yıllar önce Karadeniz’e gittiğim üç günlük bir turdu.
Bu seyahati unutulmaz yapan birçok şey var:
Kendi harçlığımdan kısarak biriktirdiğim, birkaç yıldır gitmeyi planladığım bir turdu.
Üstelik de tam ihtiyacım olduğu zamanda. Her şeyden bunalmış, tükenmiş ve yorgun hissediyordum. Yalnız kalmaya, kendimle kalmaya çok ihtiyacım vardı. Tura gitmek için mükemmel bir zamandı.
Yalnız gezmemiştim daha önce. O yüzden ilk deneyimim olacaktı ve bu beni inanılmaz heyecanlandırıyordu. Turdayken arkadaş olmak isteyen olduğunda bile reddettim. Bu geziyi yalnız yaşamak istiyordum.
Otobüsün konforsuzluğuna rağmen, ruhum yorgun olmasına rağmen mutluluğum inanılmazdı. Bir dönüşüm yaşamaya başlamıştım içimde. Bence seyahati en unutulmaz yapan kriterde bu.
Kendimle olmak, kendimle vakit geçirmek, düşüncelerimi, ruhumu, duygularımı dinlemek, yargılamamak, kendime anlayışla yaklaşabilmek, durmak ve anda olmak. Bunlar bana o kadar iyi gelmişti ki… Daha önce kendime karşı hiç bu denli sevgi dolu olmamıştım.
Grip olmam, ilaç bulamamam, eczaneye son gün ulaşabilmem, yanımdaki yolcunun rahatsız edici tavırları vs hiçbir şey keyfimi bozmadı. Çünkü ben olmak istediğim anda olmak istediğim yerde tüm benliğimle oradaydım.
Birçok ilki yaşamıştım turda. Bunlardan biri de yurtdışına çıkıyor olmamdı. Tek başıma, sahil kenarında; dilini bilmediğim, kültürünü bilmediğim ve kim bilir belki bir daha hiç gelmeyeceğim o yolda yürümek, unutulmaz bir deneyimdi.
Turdayken aklımdan hep şunlar geçti. “Şifacı, neler yaşıyor, neler deneyimliyorsun! Artık kendine kızma, yetersiz hissettiğinde bugüne dönüp bak. İçinde neler başardığını hatırla. Kendini hayata karşı durdurma. Sen yapabilirsin. Bu hayatı sende yaşayabilirsin.”
En unutulmaz anlar, içimizdeki duyguların en kalıcı olduğu anlardır.
Sevgiyle…
sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.