What is your mission?
Görevin nedir?
Ben bu soruya ‘görevin nedir’ değil de ‘misyonun nedir’ şeklinde yaklaşıp yanıtlamak istiyorum.
Kendi hayatımda tutkumu aradım yıllarca.
Beni tamamlayacağına inandığım, varoluşumu anlamlandıracak bir amaç aradım yıllarca.
Şimdi geldiğim noktada ikisini de kendim oluşturdum.
Belki de Pelin Dilara Çolak’ ın dediği gibi insan kendini bulmaz, yaratır. İnsan hayat amacını, tutkusunu, misyonlarını, vizyonları bulmaz, onları yaratır.
Vardığım nokta ise benden başka bir dünyanın varlığı ve bu dünya da yalnız hisseden herkese fısıldamak oldu.
Ufacık bile olsa bir şeyleri iyileştirebilmek, birilerine yardımcı olabilmek, hayatlarını kolaylaştırabilmek ve kalplerine dokunabilmek.
Bunun nasıl ve ne şekilde olduğunun çok da önemi yokmuş. Sadece yapmak gerekiyormuş. Sana en kolay yolu ve keyif alacağın yolu seçerek. O an, içinden geldiği gibi, bilgece bir şekilde…
Birinin kalbine dokunduğunuzda onun hayatında bir şeyleri değiştirdiğinizde yaşadığınız tatmin eşittir, hayattan doyum almak demek. Hayatı yaşadığını hissetmek, yaşamdan tatmin olmak demek.
İşte o zaman ölüm sizi hala korkutabilir mi?
sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.