Başlıksız
Umudu kaybetmek de Umudu kazanmak da zor. Umutsuz yaşamak ise daha zor.
Umudu kaybetmek de Umudu kazanmak da zor. Umutsuz yaşamak ise daha zor.
Yaşayabileceğime yeniden inanmam gerek. Ancak o zaman yaşadığımı hissedeceğim.
Bazen insan elindekilerle yetinebilmek için küçük şeylerden mutlu olduğuna inanır. Bazen de insan büyüdükçe büyür ama hiçbir şey yetmez. Mutlu olmak ulaşılamaz dağın zirvesidir.
Takma kafana Salla gitsin Ölüm diye bir şey var.
“Her hayalperesti çarmıha gerin otuz yaşında,Tanımaya görsün dünyayı bir kez, aldatılan aldatan olup çıkar.” Goethe
Kendi küçük hayatımda Dertlerim olduğunu zannediyorum.
Başkalarına zorunlu olmak… Hayatı yaşayamayacak kadar zorunlu olmak… Ama yine de şükretmek! Beterin beteri her zaman var.
Kötü hissettiğimizde bir sebep ararız. İyi hissettiğimizde mutlu olur devam ederiz. Oysa bazen nedensizce mutsuz olur bazen de nedensizce mutlu oluruz.
Düşünceler arasında sıkışıp kalmak ve düşünmek zorunda olmak… Düşünceleri de demir para gibi boyutlarına göre ayırmanın kolay bir yolu olmalıydı.
Umut ve umutsuzluk arasında hem uçurum hem de ince bir çizgi var.