Heraklitos bir nehre iki kez girilemeyeceğini söyler. Ne demek bu iki kez girilemez?
Nehir sürekli akan, akış halinde olandır. Nehir, bu devinimi ile içinde ve dışında olan her şeyi de değiştirir. Yani siz bir nehre girdiğinizde akan su ile ertesi gün akan su arasında farklılık vardır. Derinlik ve genişlik ya yükselmiş ya da düşmüştür. Bu bizim fark edemeyeceğimiz kadar küçük bir değişim bile olsa nehir aynı nehir değildir.
Ölüm Yok Korku Yok adlı kitabında Thich Nhat Hanh bu değişimin bütün canlılarda olduğunu söyler. Bir saat önceki ben ile bir saat sonraki ben arasında farklılık vardır. O halde kimlik dediğimiz, benlik dediğimiz şey nasıl var olur? Tabiki olamaz. ‘Ben’ sürekli değişen, dönüşen, tıpkı nehir gibi devinen bir şey ise nasıl benlik olsun? Budizm de buna benliksizlik denir.
Benliksizlik, Buda’nın Üç Dharma Mührü öğretisinin ikincisidir. İlki geçicilik, sonuncusu ise nirvanadır.
Üç Dharma Mührü
- Geçicilik
- Benliksizlik
- Nirvana
Benliksizlik geçicilikten doğar. Hanh’ a göre geçiciliği anlamayan benliksizliği, geçiciliği ve benliksizliği anlamayan da nirvanayı anlayamaz. Geçicilik, her şeyin geçici olmasıdır. Temelde değişimden bahseder. Sürekli değişen bir dünyada kalıcı olan yoktur. Bu yüzden benlikte yoktur. Benliksizliği anlamanın en kolay yolu beş yaşındaki fotoğrafımıza ve şimdiki halimize bakmaktır. Arada fiziksel bir değişim vardır. Ama değişen tek şey dışımız değildir. İçimizde değişmiştir.
Hanh klonlamayı örnek verir. Kendimizden birkaç kopya yapsak ve farklı ülkelerde bir yıl yaşasak gerçekten hepimiz aynı mı oluruz? Hayır. Artık hepimizin kendine ait tecrübeleri oluşmuştur. Hatta yaşadığımız koşullara bağlı olarak fiziksel bedenimiz bile değişmiş olabilir. Güneşten kırışıklıklarımız artmış, yaşam zorluğundan çabuk yaşlanmış ya da sağlıklı beslenmekten aynı kalmış olabiliriz. O halde benlik nerede?
(Burada araya girip bir dizi önerisinde bulunmak istiyorum. Duel isimli bir kore dramasını izlemenizi öneriyorum. Konumuzla ve örneğimizle oldukça ilgili bir drama. Diziyi izledikten sonra ne demek istediğimi anlayacaksınız. Spoilera gireceği için diziden daha fazla bahsedemiyorum.)
Peki biz benliksiz isek bizi tanımlayan özelliklerimize ne olacak?
Konfüçyüs nehrin kenarında otururken şöyle söyler;” Ah nehir bu şekilde hiç bitmeden gece gündüz akıyor.” Aslında nehir farklı olduğu kadar da aynıdır. Oradan akan su her yıl oradan akar. Belli bir yolu vardır. Nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilir.
Bizlerde aslında benliksiziz, geçiciyiz aynı zamanda da aynıyız. Beş sayfa kitap okuduğumda farklı bir ben oluşmuşken her gün spor yapan ben aynıdır.
Büyük resme bakın. Biz insanlar aslında aynıyız. Hepimizin içinde açgözlülük, para hırsı ve kötülük var. Ama derinlerimize indiğimizde kimimiz yardımsever, kimimiz meraklı, kimimiz umursamaz; hepimiz rengi, dili, dini, ırkı farklı olan insanlarız. Ama hepimiz dünya vatandaşıyız.
Hem aynı hem farklı olduğumuz bizlerin birer buda (uyanmış kişi) olması umuduyla bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.