Merhabalar. Bugün sizlere okuduğum bir kitapta ölüm ve yaşam üzerine neler söylediğinden bahsedeceğim.
Kitab,ı yazarın merak ettiğim bir kitabını okumak isterken kütüphanede başka bir kitabına rastlamam ile keşfettim.
Yazarı Thich Nhat Hanh olan Ölüm Yok Korku Yok adlı kitabın ilk bölümünde (neredeyse tüm kitapta bahsettiği) Buda’nın bir öğretisi var. Buda’ya göre insan için ölüm de doğum da yoktur. Nasıl olmaz insan öldüğünde yok oluyor diyorsanız okumaya devam edin..
“Çoğumuzun en büyük acısı geliş ve gidiş kavramlarımızdan kaynaklanır. Sevdiğimiz kişinin bize bir yerden geldiğini ve başka bir yere gittiğini düşünürüz. Oysa gerçek doğamız gelişsiz ve gidişsiz bir doğadır. Herhangi bir yerden gelmedik ve herhangi bir yere gitmeyeceğiz.”
‘O halde doğum ve ölüm nedir’ diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hanh sadece var oluğumuzu söyler. Ona göre doğmak da ölmek de yoktur. Aslında O, var olmak ve var olmamanın da olmadığını söyler. Biz sadece belli şartlar dahilinde tezahür ederiz. Bununla ilgili de radyo örneğini verir:
“Sadece koşullar yeterli olduğunda tezahür ederiz, koşullar yeterli olmadığında tezahür etmeyiz. Bu var olmadığımız anlamına gelmez. Sadece radyosu olmayan radyo dalgaları gibi, tezahür etmeyiz.”
Burada radyo dalgaları örneği biraz kafa karıştırıcı fakat anlamamız için güzel bir örnek. Telefon, Wifi gibi etrafta dolaşan manyetik bir alan düşünmeyin. Sadece radyoyu açtığınızda antenin size çektiği dalgalar olarak düşünün. Radyonun varlığını gerçekleştirebilmesi için neye ihtiyaç vardır başlat düğmesine. Böylelikle var olmayan var olur. Yazar ise hiçlik olmadığını söyler. Bir şey yoktan var edilmez. Yani başlat düğmesi sadece tezahür edilmek için bir araçtır.
Eğer kafanız karıştıysa başka bir örnekle devam edelim: ateş. Ateş nasıl oluşur? Kibriti yakarsınız ve oluşur. Aslında bu oluşum bizim bakış açımızla bir doğumdur. Buda’nın öğretisini anlatan Hanh’a göre ise ateş belli koşullar çerçevesinde tezahür eder. Nedir bu koşullar; oksijen, yanıcı ve yakıcı maddeler, rüzgarın olmaması vb. Bu şartlar sağlandığında, elinizde bir kibrit varken ve onu yakabilecek sert bir zemin varken uzayda ateş yakamazsınız. Ama oksijenin bulunduğu her yerde ateşi tezahür ettirebilirsiniz.
İşte bu tezahür etme doğumu ve ölümü yok eder. Çünkü siz belli koşullar çerçevesinde oluşursunuz ve o koşullar ortadan kalktığında sizde olmazsınız.
Kitabı sizlere anlatırken epey zorlandım. Çünkü radyo örneğinde de ateş örneğinde de yoktan bir var oluş yok. Var oluştan bir var oluş var. Wifi’yı düşünün sizin göremediğiniz ama etrafınızda dolaşan bir sürü dalgalar var ve eğer bilgisayarı ya da telefonu açarsanız o dalgalar tezahür edip internet oluyor. Benim ilk anladığım şey aslında buydu.
Fakat sayfalarda ilerledikçe kafam karışmaya başladı. Çünkü öğretiye göre var olmak da var olmamakta yok. Ama bir şeylerin tezahür edebilmesi için belli şartlar gerekiyor. Eğer ben varsam ve belli şartlar uygun değilse ben olmuyorum. Ama aslında varım. Aynı zamanda da yokum.
Bu şey gibi; bir nehre gittiğinizde ve bir yıl sonra o nehre tekrar gittiğinizde yine aynı nehri görürsünüz. Ama aslında nehir sürekli akmıştır ve gördüğünüz geçen yıl gördüğünüz nehir değildir. Yani nehir hem aynı nehirdir hem de farklıdır.
Eğer ben belli şartlar dahilinde tezahür ediyorsam ve o şartlar olmadığında tezahür edemiyorsam aslında süregelen bir devamlılık vardır. Bu benim yorumum. Yazar devamlılık yerine şunları söylüyor; ‘birini kaybettiyseniz derinlere bakın mutlaka o kişinin başka tezahürlerini görürsünüz’. Örnek olarak da bulutu verir. Bulut yağmur ve kara dönüştüğünde yok olmamıştır. Bulut için yağmur, başka bir tezahür şeklidir. Derinlere bakarsak yağmurun aslında bulut olduğunu görebiliriz. Burada ben kesitler halinde süregelen bir devamlılık görüyorum.
“Bir şey” “hiçbir şey” olamaz ve “hiçbir şey” de “bir şey” olamaz.
Sonuç olarak her şey tezahür ediyorsa eğer doğum da ölüm de yoktur. Biz zaten var olmaya hazır haldeyizdir. Tıpkı ateş gibi. Belli koşullar gerçekleşmediğinde tezahürümüzü de erteleyebiliriz. Annemizin bizden önce düşük yapmış olması gibi.
Ölüm yoksa o zaman yok oluş da yoktur. O halde korkmaya da gerek yoktur 😊.
Var olmanın ve var olmamanın olmadığı bu dünyada yaşamaya devam edelim 😊. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.
sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.