BİR YETİŞKİN MASALI: PİŞMANLIĞI SİLDİRME BÜYÜSÜ

Yaşa her gün olduğu gibi bugün de boynu eğik, omuzları düşük, gözleri yerde, ayaklarını istemeye istemeye atarak dolaşmaya başlar. Bir adım iki adım, bir ev iki ev, bir sokak iki sokak derken saatler geçer ve Yaşa yorulur. Etrafına bakar ileride yaşlı bir kadının oturduğu bir bank görür. Kadının yanına gider ve oturur.

Yaşa dinlenirken yaşlı kadın birden Yaşa’ ya seslenir:

-Çocuk neden bu kadar üzgünsün?

Yaşa cevap verir:

-Çünkü bir hata yaptım.

-Ne yaptın?

-Bunu sana söyleyemem.

-Olabilir herkes hata yapar. Sen neden bu kadar üzüldün.

-Çünkü hatam anne ve babamın ayrılmasına neden oldu.

-Peki öyleyse hatanı düzeltmek için bir şey yaptın mı?

-Evet.

-Hatandan pişman mısın?

-Evet.

-Tamam o zaman elinden geleni yaptın.

-Nasıl yani?

-Elinden geleni yaptın. Hatanın sonuçları elinden geleni yapmana rağmen düzelmediyse artık yapacağın bir şey kalmadı. Öyle olması gerektiği için oldu.

-Ama benim yüzümden anne ve babamın ayrılmasını istemiyorum. Keşke o güne yeniden gidebilseydim.

-Gerçekten o güne gitmek istiyor musun?

-Evet.

Yaşlı kadın çantasından bir şeker çıkartır ve Yaşa’ ya uzatır:

-Eğer bu şekeri yerken o günü düşünürsen o güne gidebilirsin.

-Gerçekten mi?

-Evet. İyi düşün ve karar ver tekrar pişman olmak isteyeceğin bir seçim yapmamaya özen göster.

Birkaç dakika geçmemişti ki Yaşa şekeri hemen ağzına attı ve o günü düşünmeye başladı. Birden midesi bulanmaya karnı ağrımaya başladı. Ağrıdan gözlerini kapattı ve birden kendini iyi hissetti. Gözlerini açtığında kendini hata yaptığı o günde buldu.

Annesi tıpkı o gün olduğu gibi kurabiye yapmış fırından tepsi dolu kurabiyeleri çıkartıyordu. Eve nefis bir koku yayıldı. Yaşa kurabiyelerden yemeyi çok istese de mutfaktan koşarak çıktı. Odasına girdi ve kapıyı arkadan kilitledi.

Aslında o gün Yaşa kurabiye yiyeceği için çok sevinmiş bu sevinçle annesinin kurabiyeleri koyduğu tabağı yere düşürmüştü. Tabak kırılmış, kurabiyeler ufak parçalara ayrılmışlardı. Hemen ardından babası işten dönmüş ve annesiyle tartışmaya başlamışlardı. Bu tartışmadan günler sonra da anne ve babası boşanmıştı.

Yaşa kurabiyeleri dökmediği için tartışma olmayacağını böylelikle de boşanmayacaklarını düşünüyordu. Yaşa, annesinin kurabiyeleri yemesi için gelmesini söylemesine rağmen odasında sessizce babasının gelmesini bekliyordu. Nihayet babası geldi.

Hiçbir tartışma sesi duymuyordu. Yaşa’ nın yüzünde hafif bir gülümseme belirmeye başlamıştı ki adım sesleri duydu. Babası kapısını açmak istedi ama açamadı. Bunun üzerine çok sinirlendi ve annesine kızmaya başladı.

Kurabiyeler yere dökülmemişti ama anne ve babası yine tartışmaya başlamıştı. Babası kapıyı kilitleyenin annesi olduğunu sanmıştı. Tartışma giderek uzadı ve giderek şiddetlendi. Velayet üzerine tartışıyorlardı. Velayetin ne olduğunu bilmiyordu ama yine anne ve babası kendisi yüzünden tartışıyordu. Ellerini yüzüne kapatarak ağlamaya başladı.

Yaşa sırtında bir el hissedince ağlamayı bıraktı ve ellerini gözlerinden çekti. Kendini bankta yaşlı kadının yanında otururken buldu. Yaşa:

-Bana bir şeker daha verir misin?

-Başka şekerim kalmadı.

Yaşa tekrar ağlamaya başladı ve o gün anne ve babasının tartışmalarını engelleyemediği için tekrar üzüldü. Yaşlı kadına “Pişmanlığımı aklımdan silebilsem keşke. Belki o zaman daha az üzülürüm.” Dedi.

Yaşlı kadın:

-Bunu gerçekten istiyor musun?

-Evet gerçekten istiyorum. Pişmanlığım olmazsa annemle birlikte daha mutlu olabiliriz.

-O zaman gözlerini kapat ben senin için pişmanlığını aklından sileceğim.

Yaşa gözlerini kapatır ve başında bir el hisseder. Birkaç dakika gözleri kapalı şekilde kalır. Sonra başından el çekilir ve yaşlı kadın gözlerini açmasını ister.

Yaşa’ nın artık pişmanlığı yoktur. O güne dair anıları yok olur. Yaşlı kadına teşekkür ederek eve koşarak döner. Annesi onu kapıda karşılar. Yaşa’ nın gülümsediğini görünce önce şaşırır ardında O da gülümser. Yaşa annesine canının kurabiye çektiğini söyler. Böylece o gün birlikte kurabiye yiyerek, şarkılar söyleyerek mutlu bir şekilde günü geçirirler.

Aradan biraz zaman geçer ve Yaşa yine bir hata yapar. Oyuncaklarını toplamaz. Annesi Yaşa’ ya oyuncaklarını toplamadığı için kızar. Annesi “Hem işle hem seninle uğraşamam. Yapmam gereken tonla iş var. Evi temizleyecek vaktim yok. Ne diyorsam onu yapmalısın” diyerek ağlamaya başlar.

Yaşa annesini üzdüğü için çok pişman olur ve o da ağlamaya başlar. Sonra birden aklına yaşlı kadın gelir. Ayakkabılarını ters giydiğini bile fark etmeyecek kadar aceleyle dışarı çıkar. Yolda birkaç kez düşer. Dizleri kanarken bile durmaz. Koşarak parka gelir. Yaşlı kadın yine parkta oturmaktadır.

Yaşa, Yaşlı kadına pişmanlığını tekrar silmesini söyler. Yaşlı kadın siler. Yaşa yine mutlu olarak parktan ayrılır ve eve gelir. Bu kez annesi gülücüklerle onu karşılamaz. Dizlerindeki kanı temizler ve onu yatağa götürür.

Yaşa o günden sonra yaşlı kadına sık sık gitmeye başlar. Her pişman olduğunda yaşlı kadından pişmanlıklarını silmesini ister. Bir gün iki gün, bir hafta iki hafta, bir ay iki ay derken ardan iki yıl geçer.

Yaşa yine etrafta boynu bükük dolaşır. Parka gelir ve yaşlı kadını tekrar görür. Yanına gider ve oturur. Yaşa sorar:

-Neden hala üzgünüm? Tüm pişmanlıklarımdan kurtuldum ama hala mutsuzum. Sürekli hata yapıyorum. Silinecek çok fazla şey var. Yaşlı kadın cevap verir:

-Çünkü sen tüm kötü anılarından kurtuldun. Kötü anılarını, pişmanlıklarını unutmamayı seçmiş olsaydın onlardan ders çıkartırdın. Böylece daha az hata yapardın. Hata yapsan bile bundan yeni dersler çıkartır yeni şeyler öğrenirdin. Anılarını kaybetmen de gerekmezdi. Mutsuz olmazdın. Annenle yaşadığın kaç tane anın kaldı?

-Çok az anım kaldı. Sürekli hata yaptığım için hepsini silmeni istedim senden.

Yaşa ve yaşlı kadın bir süre sessizce otururlar. Sonra Yaşa tekrar yaşlı kadına sorar:

-Anne ve babam benim hatırlamadığım o gün yüzünden mi boşandılar? O günü silmiş olsan da çok fazla hata yaptığım için boşanmış olabilirler. Yaşlı kadın cevap verir:

-Hayır.

-Peki neden boşandılar?

-Bende bilmiyorum.

-Peki o zaman benim yüzümden boşanmadıklarını nereden biliyorsun?

-Çünkü yetişkinim. Yetişkinler bunu bilir.

-Anılarımı silmeni istediğim için annemle anılarım çok az. Artık annemi annem gibi hissetmiyorum. Bazen oyun oynarken birden elimde gördüğü bir oyuncağı kızarak alıyor, süt içmeme izin vermiyor. Mutfağa girmem yasak. Eskiden izin verdiği şeylere neden şimdi izin vermiyor anlamıyorum.

-Çünkü anıların yok. Anıların olsaydı bilirdin.

-Haklısın.

Yaşa ve yaşlı kadın tekrar sessizce oturmaya başlarlar. Yaşa konuşamayacak kadar çok şey düşünür. Ve birden yaşlı kadına:

-Ben annemi çok özledim. Bana sildiğin pişmanlıklarımı geri verir misin?

-Bunu istediğinden emin misin? Diye sorar yaşlı kadın.

Yaşa düşünür düşünür ve emin olduğuna karar verir. Anılarını kaybettiği için annesini de kaybetmiştir. Aynı evde yaşıyor olsalar da sanki evleri birbirlerinden çok uzaktaymış gibi hissetmektedir.

-Evet eminim pişmanlıklarımı geri istiyorum.

Yaşlı kadın Yaşa’ ya pişmanlıklarını geri verir. Aslında anılarını geri vermiştir. Yaşa anılarını geri kazanınca birden ağlamaya başlar. Yaşlı kadın sorar?

-Neden ağlıyorsun?

-Hep aynı hataları yapmışım. Eğer senden hatalarımı silmeni istemeseydim bu kadar çok kez annemi ve kendimi üzmeyecektim. Yaşlı kadın:

-Ve hatalarından ders aldığın için aynı hataları tekrar tekrar yapmayacaktın.

-Annemin eskiden izin verdiği şeylere neden şimdi izin vermediğini anlıyorum. Anneme gidip kocaman sarılmak istiyorum.

Yaşa pişmanlıklarını sildirdiği için pişman olur ama bu kez pişmanlığını sildirmemeye karar verir. Çünkü bu pişmanlığından öğrendiği iki şey vardır: Birincisi annesiyle anıları çoğalır ve annesini çok sevdiğini öğrenir. İkincisi pişmanlıklarını silerse pişman olacağını bilmektedir.

Yaşa, yaşlı kadına teşekkür edip eve koşarak döner. Annesine kocaman sarılır ve aynı hataları yaparak annesini üzdüğü için ondan özür diler. Bir daha aynı hataları yapmamaya çalışır. O günden sonra yaşlı kadına pişmanlıklarını sildirmez.


sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın