NE KADAR DEĞERLİSİN!!

İnsanın değeri nedir?

İnsan kendi değerini belirleyebilir mi?

Senin hayattaki değerin nedir? Nasıl bir hayat yaşıyorsun? Yaşadığın hayat değerini belirleyen bir faktör mü senin için? Bu soruların cevabını vermek kolay değil. Yine de gel birlikte cevaplarını arayalım.

Yaşını, görünüşünü, aileni, çevreni, yaşadığın evi, apartmanı, gerçekleştirdiğin aktiviteleri, hobilerini gözden geçirmeni istiyorum. Neler yapıyorsun, bu hayatı nasıl yaşıyorsun? Günlük cilt bakımını yapıyor musun mesela, saçlarını her gün tarıyor ve şekil veriyor musun ya da odandan çıktığında günaydın diyor musun birlikte yaşadığın insanlara? Haftalık bir spor programın var mı? Düzenli yaptığın bir iş veya hobiye sahip misin? Her gün aynı saatte uyuyup aynı saatte mi kalkarsın? Beslenmen nasıl, güzel şeyler yemekten hoşlanır mısın, tıka basa mı yemek yersin? Araban veya evin var mı? Aileni sık sık ziyaret eder misin? Onlara hediyeler alır, gönüllerini hoş tutar mısın?

Peki ilk konuşmayı başlatan taraf hep sen misin? Nasıl bir arkadaş çevren var, onlarla eğlenmeyi mi seversin sohbet etmeyi mi? Derslerini veya işini severek mi yapıyorsun? Bir şeyler öğrenmekten zevk alır mısın? Disiplinli biri misin? Çok iyi yaptığın bir şey var mı hayatında? Yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, yeni insanlarla tanışmak ister misin? Nasıl bir kişiliğin var; dışadönük, içedönük, sezgisel, yargılayan, özgüvenli, rahat ya da utangaç? Kendini tanıyor musun, sevdiğin ve sevmediğin şeyleri biliyor musun, güçlü ve zayıf yönlerinden haberdar mısın?

Tüm bu soruları cevapladığında karşına nasıl bir tablo çıktı? Ne hissettin?

Soruları cevaplarken kendini kötü hissettiysen eğer bunun kendine verdiğin değerle bir ilgisi olabilir mi? Biliyorum çok fazla soru sordum fakat bu soruların sende bir ışık yakmasını umuyorum. Özellikle de son sorunun.

Hayatı yaşarken her şey istediğimiz gibi gitmez. Arabamız olsun isteriz ama ya yaşımız küçüktür ya da paramız yoktur. Para kazanmak isteriz ama nereden başlayacağımızı bilemeyiz. Mutlu olmak isteriz ama mutluluğun kazanılması gereken bir şey olmadığını fark edemeyiz…

Hayatını nasıl yaşadığın, kaç yaşında olduğun, güzel, yakışıklı veya çirkin olduğun gerçekten ne kadar önemli? Komşu kızından hoşlandığın için seni yakışıklı bulmasını istiyorsun. Peki ya o karakterine daha çok önem veriyorsa? Ya da eğitim almışsın belli bir yaşa gelmişsin ama işsizsin. Herkes arkandan konuşuyor. Ne olmuş? Sence onların yargıları gerçekten önemli mi, objektif mi, eşitlikçi mi, dikkate değer mi?

Dışsal şeyleri kenara bırakıp içine yönelsek orada değerli bir şeyler bulabilir misin? Güçlü yanlarını ele alsak mesela değer verir misin kendine ya da en sevdiğin özelliklerini bulsak kendine bakışın değişir mi? Lise öğrencisi olduğun için geleceğine karar veremiyorsan ne olmuş. Herkesin ne yapacağından emin olması mümkün değil. Yaşını almış biri olarak istediğin işi yapamıyorsan ne olmuş, hayatın koca bir başarısızlıktan ibaret olamaz. Şu anki işin ne olursa olsun kolay veya zor sen yapıyorsan kendi içinde o işi başarmış olmuyor musun?

Kendini ister dışsal ister içsel değerlendir eleştirel sesin yakanı bırakmayacaktır. Elalemin veya iç sesinin seni eleştirmesi sana ne ifade ediyor? Kendi değerini belirlerken bir yol haritası mı çıkartıyor yoksa hayatında değiştirmek istediklerini mi sana gösteriyor? Olmak istediğin kişi olmanda sana rehberlik mi ediyor?

Senin değerini çevrendeki insanların seni fark etmesi, değerini bilmesi, seni takdir etmesi ya da karakterin, davranışların, düşüncelerin, alışkanlıkların belirlemiyor. Diğer anlatıcılar gibi sana bunların hiçbir öneminin olmadığını söyleyemem. Sosyal statümüz arttıkça kendimizi daha iyi hissederiz ya da görsel bir işimiz varsa güzel, yakışıklı olmak diğer insanlardan daha önemli olabilir bizim için. Yine de bunlar aşılması gereken engeller değil. Senin hayata bakışın onları ne olarak gördüğünü belirler. Belki onlara rağmen değerliyim dersin belki de onlar olmasa da değerliyim dersin ve sonra bir bakarsın başarı olarak gördüğün şeyi elde etmişsin. Neden? Çünkü hareket noktası olarak belirlediğin şey seni başarıya götürür.

Diyelim ki engel olarak belirledin. Modellik yapmak istiyorsun ama yeterince güzel bulmuyorsun kendini, güzellik algısına ve iş baskısına rağmen nasıl başarılı olabilirsin? Vizyonunu değiştirerek mi? Belki güzellik algısını karşısına alan bir firmada çalışarak modellere öncülük edersin. Tabi ki verdiğim örnek uç bir örnek. Fakat anlatmaya çalıştığım şeyi çok güzel özetliyor. Hareket noktan ne olursa olsun seni istediğin noktaya götürecek bir şey olsun.

Eleştirel iç sesin için de aynı şeyi söyleyebilirim. Seni belki yerin dibine sokan bir iç sese sahipsin. Bunun farkında olarak yaşamak bir şeyleri değiştirmeye başlamanın ilk adımıdır. Yani hayatında değersiz bulduğun bir şeyler varsa onları değiştirmeye başlamak kendini daha iyi hissetmende sana yardımcı olacabilir.

Yine de bahsettiğimiz bu konuların hiçbiri senin gerçek değerini yansıtmıyor. Değerine katkıda bulunabilirler, değerini düşürüp yükseltebilirler. Bunlar kalıcı olan gerçek değerini parlatan ya da saklayan faktörlerdir. Yani aslında bunlar zihninde olan şeylerdir. Bir özelliğini değerli görüyorsan bu değerini parlatır. Bizim cevabını aradığımız soru ise sadece sen olarak ne kadar değerlisin?

Ben bardakları çok severim. Birçok insan da sever. Koleksiyon yapanlar bile var. Bizim sevdiğimiz sıradan bir bardağın gözümüzdeki değerini düşün. Bir eşya bile bu kadar değerliyken senin değersiz olman imkansız. Bir bardağın neden değerli olduğunu birlikte düşünelim. Pahalı olduğu için, antika olduğu için, hatırası olduğu için, sevilen birinden kaldığı için, güzel olduğu için, sadece sevdiğimiz için… Birçok sebep sayabiliriz. Sen de kendini değerli bulmak için birçok sebep sayabilirsin. Ama gerçek sebebi unutmadan. Çünkü seni değerli kılan şey varlığın. Bir bardak en çok var olduğu için sevilir, yapılma amacından dolayı sevilir. Var olmasıdır onu değerli kılan. Unutulmuştur ama onu değerli kılan şey işlevidir. Var olma nedenidir. Herhangi bir ustanın elinden çıkmış olasıdır. Sen de öyle, var olduğun için değerlisin. Bir yaratıcıya inanıyorsan eğer seni yarattığı için değerlisin. Bu dünyada yer kaplıyorsun ve bu dünya da bir yerin olduğu için değerlisin. Öncelikle bunu görmen gerek sonrasında değerini istediğin gibi parlatıp, ışıldatabilirsin. Kendini severek, kendini keşfederek, değerini parlatacak sebepler düşünerek, anlam arayışına girerek, üreterek ya da işe yaradığını hissederek kendini ışıklandırabilirsin. Unutma bir taşın, beğenmediğin bir böceğin bu dünyada yeri ve önemi var (nedenini bilmesen bile).

Peki ya kendi değerimizi anladıktan sonra ne olacak? Başkalarının değerini anlamaya başlayacağız. Bu dünyada iyisiyle kötüsüyle, kavgasıyla barışıyla hep birlikte yaşıyoruz. Nasıl sadece var olduğun için değerliysen başkaları da değerli. Ne eksiklikleri ne fazlalıkları olduklarına bakmadan, küçük büyük hepimiz değerliyiz. Kendine verdiğin değeri başkalarına da ver. İnsan başkalarıyla var olan bir yaratık.


sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın