Kalbimizde derin yaralar bırakan Kahramanmaraş Depreminin üzerinden günler geçti. Fakat hepimiz biliyorum ki bu günleri zorlukla geçirdik ve geçirmekteyiz. Zamanın göreceliği gerçekten inanılmaz. Bir günü geçirirken saatleri günler gibi hissettik. Enkaz altındaki insanların kurtarılmasını beklerken ise bir dakikayı bir gün gibi hissettik. Umuyorum ki bizler zamanı bu kadar yavaş algılarken enkaz altındaki o güzel insanlar günleri saatler hatta saniyeler gibi hissetmiş olsunlar.
Ülkece zor zamanlar geçirdiğimiz bu günlerde her birimiz gerek kendi alanında gerek hiç bilmediği alanlarda, kendi imkanlarımızla bir şekilde deprem bölgelerine yardım eli uzatmaya devam ediyoruz. Umuyorum ki bu günleri de el ele atlatacağız. Hepimizin kalbi deprem bölgesindeki insanlarımızla atmakta.
Depremin bıraktığı izleri maalesef ki bir süre daha taşıyacağız. Bu izler gerçekten çok derin yaralar açtı bizlerde ama bu izleri dönüştürebilmemizi çok isterim. Bu izler sayesinde depremlere karşı önlemler alabilmemizi, ciddi anlamla bu noktaya eğilmemizi ve ülkemizi daha iyi yerlere getirmemizi sağlar umarım.
Bu zor günlerde her türlü yağmacıya, bilgi hırsızlığına, fırsatçı insanlara ve medyaya karşı da mücadele ediyoruz. Biliyorum hepimiz için zor bir süreç. Yine de bugünlerde yaşananları dile getirmezsek toprağın, enkazların altında gömülü kalacak ve biz bu deprem döngüsünü yaşayıp duracağız. O yüzden birbirimize savaş açmak yerine el ele verip gördüğümüz doğruları ve yanlışları bir bir konuşalım.
Ülkemiz böyle zor zamanlar yaşarken birlikten kuvvet doğmasını sağlamaya çalışırken bir şeylerin oyununa gelmeyelim. Ayrışma, kutuplaşma ve taraflılığın zamanı değil birlik olmanın, yardımlaşmanın zamanı. Kimisi müzik çalarak kazandığı parayla destek olur kimi de bizzat sahaya inip yardımcı olur bazıları da yaşanan haksızlıklara ve kötü olaylara sesini çıkartarak, konuşarak yardımcı olur. Arkadaşlar deprem siyasi bir olgudur. Depremi siyaset yapmadan konuşamazsınız. Bunun farkında olalım ve yaşananları tek bir yerden değil birçok pencereden görmeye çalışalım. Herkes elinden ne geliyorsa onu yaparak yardımcı olabilir. Birbirimizi eleştirmenin zamanı değil. ‘Sen eğleniyorsun, deprem senin umrunda değil, insanlar acı çekiyor nasıl yemek yiyebilirsin’ demek gidecek yardım ellerine de engel olur. Bizi uzun bir süreç bekliyor eğer sağlıklı kalmazsak enerjimizi tasarruflu kullanmazsak ilerleyen zamanlarda bize ihtiyacı olan insanlara dokunamayız.
Öncelikle sakin olun. Medyaya giriş çıkışlarınızı kısıtlayın. Biliyorum takip etmek ve sürekli haber almak istiyorsunuz ama psikolojik sağlığınız da iyi olmalı. Yapabileceğiniz yardımı yapın ve günlük rutinlerinize dönmeye çalışın. Hayatın normal aktığını beyninize iletirseniz güçlenirsiniz. Güçlenirseniz yardım edecek, hakkınızı savunacak, yaşanan kandırmacalara ve haksızlıklara dur diyebileceksiniz.
Sosyal medyaya girdiğimde görüyorum ki çok güzel insanlar var. Her çeşit yardımı gördüm özellikle de destek mesajlarını ve bilgilerini bizimle paylaşanlara teşekkür ediyorum. Olayı dramatikleştirmeyelim.Bilgi alabileceğimiz ve faydası olacak şeyler üzerinde duralım ki yardım etmenin farklı çeşitleri olduğunu da görebilelim. Yardım etmenin tek yolu paradan geçmiyor. Biliyorum birçoğumuz maddi olarak kritik seviyedeyiz. Ama bu yardım edemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Kan vermek, şehrinize gelen depremzedelerle konuşmak, iletişime geçip destek olmak, mesleğiniz ve bilginiz doğrultusunda faydası olabilecek bilgileri paylaşmak, yaşananlara karşı sessiz kalmamak da yine yardım eli uzatmaktır.
Yaşanan bu günleri ülkece bir an önce atlatabilmemiz umuduyla.
Yaşanan bu günleri unutmamamız ve dersler çıkarmamız umuduyla.
Başımız sağolsun ve geçmiş olsun.
sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.