FARKINDALIK

Herkese merhaba. Umarım gününüz güzel geçmiştir. Sizlere güzel şeyler söylemek isterdim fakat bugün benim için çok da güzel geçmiş sayılmaz. Uzun zamandır içimde beni kemiren bir şeyler vardı ve bugün o şey bir şeyleri fark etmemi sağladı.

Öncelikle sıradan bir gün geçirdim. Gerçekten oldukça sıradandı. Normalde kişisel hayatımdan bahsetmeyeceğimle ilgili kesin bir kararım vardı fakat ne kadar sıradan bir gün olduğu anlatmak ve hayatımın artık böyle süregeldiğini kabul edebilmek adına yazacağım.

Sabah uyandıktan sonra bir süre gördüğüm garip rüyayı düşündüm. Kahvaltımı yaptım ve dersim başlayana kadar uzandım. Malum covid-19 salgını yüzünden derslerimiz uzaktan devam ediyor. Dersten sonra kendimi kötü hissedip biraz uzandım. Ardından yemek yedim ve yapacak işlerim olmasına rağmen kalkıp hiçbirini yapmadım. Bağımlısı olduğum bilgisayarımı açıp kendimden, çevremdekilerden uzaklaşarak dizi, film dünyasına gömüldüm. Fakat bu kez o da beni uzaklaştıramadı. Yıllardır zorlandığımda kaçmak için kullandığım diziler ve filmler kendimi kaybettiremedi. Bende kulaklığı takıp soğuk havanın beni çarpmasını isteyerek balkona çıktım. Ve sonra olanlar oldu.

Balkona çıkana kadar hatta tekrar odama dönene kadar içimdeki bu mutsuzluğu, huzursuzluğu anlayamadım. Uzun zamandır süre gelen içimdeki o kötü hissin sebebini araştırıyordum. Depresyonda olabileceğimi de düşündüm. Yatağıma uzandığımda ise gözüm aynaya takıldı. Gözümü aynadan ayırmadan düşüncelere daldığımı fark etmemiştim bile. Aynaya bakmamın bir sebebi vardı. Fellik fellik kaçtığım kendimle yüzleşmem gerekiyordu. Sonra fark ettim ki ben, ben olmaktan çıkmışım. Tanıdığım kişi, ben değildim. Farklı birisi vardı ve aylardır o hayatımı yaşıyordu ve ben bunun farkına hiç varmamıştım.

Sanırım bugünkü uzun bir yazı olacak çünkü anlatacak çok şeyim var.

İçimdeki beni uzun zaman önce kaybettiğimi fark ettikten sonra düşünceler ardı ardına geldi. Pandemi başladığından beri oldukça değişmiştim. Bunun sebebini biliyorum ve bu durumdan oldukça memnunum. Belki başka bir yazımda bundan da sizlere bahsederim. Fakat yaz sonundan itibaren kendimi kaybetmişim.

“Kendini kaybetmek“ belki sizler için alışılmadık ve anlamsız gelebilir. Ama şu an benim için bulunduğum durumu anlatan oldukça anlamlı bir kelime. İçimdeki bene küsüp onunla konuşmayı kesmişim. Beni fazlasıyla yargıladığı için ona çok kızdığımı hatırlıyorum. Bu duruma bir dur demek adına da onu içimde hapsetmişim. Onu hapsedişimden sonra ise beni yargılayan biri olmadığı için kendi kendimi yargılayıp içimde çıkmaza girmişim. Bu durum bu süre zarfında yaşarken kendime sorduğum birçok sorunun cevabını da veriyor. Burası biraz karışık gelebilir diye tekrar söylüyorum. İnsan içindeki seslerin dışında kendi kendiyle de konuşabilir. İçindeki sesler de elbette kişinin kendisi fakat farklı karakterlere sahiptir hepsi. Merak etmeyin şizofreni hastası değilim 😊.

Kendimi denetlemeyi bırakıp hayatımı anlamsızlaştırmaya ve öylesine yaşamaya başlamışım. Elbette öylesine yaşadığım başka dönemlerde oldu hayatımda ama bu kez farklı. Neden mi? Eskiden hayatın anlamsız olduğunu düşünüp öylesine yaşardım. Bu dönemde ise gerek gelecek kaygılarımdan olsun gerek büyüdüğümden olsun hayatımın anlamını bulmak istemeye başladım. Hal böyle olunca yapmak istedikleriniz için de ortam yaratmanız gerekiyor örneğin para kazanmak gibi 😉. Yaşadığım anın kendimi geliştirmek için değerli olduğunu anladığımdan beri de öylesine yaşamamaya başlamıştım.  Zamanı kutsallaştırıp her anımı değerli kılmaya başladım. Sonuçta dünyaya bir kez gelip bugünü bir kez yaşıyoruz. Klişe ama doğru. Bu yüzden de öylesine yaşamak bilinçsiz yaptığım ve istemediğim bir sonuç oldu.

Pandemi dönemi hepimiz için zorlu bir dönem oldu biliyorum sizde benim gibi garip duygular içine girdiniz mi? Yaşadıklarım normal mi?

İçine küsen benin büyük bir hata yaptığını fark etmiş olmam da önemli bir adımdır değil mi?

Son zamanlarda zihnim hep bulanık, gerçeği görmekte zorlanıyorum. Tanıdığım ben için kolay olan şeyler bugün ise oldukça zor geliyor. Üstelik zihnim açık olmadığı için kendimi böyle bir duruma düşürdüğümü hiç fark edemedim. Oysa gerçek ben için bu imkansızdır çünkü ben her zaman kendimi ve ne durumda olduğu kontrol ederdim ve bugüne kadar hiç böyle bir sorun yaşamamıştım

Bugünden itibaren bir şeyleri değiştirmek ve bu sorunu çözmek için elimden geleni yapacağım. Artık sorunun ne olduğunu biliyorum.

Yazıya başlamadan önce oldukça karamsar ve umutsuzdum fakat sizlerle paylaşmak yeniden ayağa kalkmam gerektiğini hatırlattı bana. İyi ki varsınız…

Bu yazımda sizlere herkesten sakladığım içimdeki küçük çocuğu bir parça da olsa gösterdim. Zaten diğer yazılarımı okuyanlar bu yazının diğerlerinden farklı olduğunu anlayacaktır. Bir sonraki yazımda güzel şeylerden bahsetmeyi umarak veda ediyorum.


sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın