Uzaklarda yaşamayı ister miydiniz? Alışveriş merkezlerinden uzak, işten, şehirden, ödevlerden, internetten uzak olmak ister miydiniz?
Şahsen ben isterdim. Kimsenin bana ulaşamadığı, kimseye ulaşamadığım, temel ihtiyaçlarımı karşılayabildiğim ve yakın çevremin yanımda olduğu, farklı kültürel birliklerin yaşandığı bir yerde olmak isterdim. Böylelikle her gün stres yapmaz, bir şeyleri yetiştirmek için uğraşmaz, zamanın içinde kaybolmazdım. Sanırım ben ilk topluluklarla birlikte yaşamak isterdim :). Hadi gelin beraber 1450′ li yıllara gidelim.
And dağlarında 1450′ li yıllarda İnka hükümdarı Pachacutec Yupanqui tarafından bir şehir inşa edildi Machu Picchu. Eminim bazılarınız bu şehrin asırlarca bulunamadığını duymuştur. Kayıp şehir olarak bilinen Machu Picchu yerden 2.430 metre yüksekliğe kuruldu. Güneş İnkalar için oldukça kutsal bu yüzden güneşe yakın olabilmek adına bu kadar yükseğe kurulduğu düşünülüyor. Güneş Tanrısı İnti’ nin bedenlenmiş temsilcisi olan ‘ Güneşin oğlu ‘ inkaların imparatorlarıydı. Kendilerine özgü bir örgütlenme tarzları vardı. Öyle ki 700’ ü aşan farklı dildeki toplulukları, halkları bir arada tutabilmişti.
Quechua dilinde ” Yaşlı Zirve” anlamına gelen Machu Picchu sert granitlerin tek tek işlenip kendi dokularına uygun şekilde birleştirilerek inşaa edilmesinden oluştu. Bugün de hala nasıl yapıldığı sır olarak bilinen bu yapılar iki zirvenin ortasında oluşturulmuş. Burada doğal afetlerin çok olmasına rağmen hala dimdik ayakta durabilmesi gerçekten şaşırtıcı değil mi? Özellikle de evleri yaparken taşların arasına harç koymamaları oldukça enteresan.
İnkalar beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için özel bir sistem geliştirmişler. Dağın zirvesinde tarım ve hayvancılığın imkansız olduğu bu yerde özgün sistemleriyle hayatta kalabilmişler. Isıyı tutabilen taşlarla geniş teras şeklinde katmanlar oluşturarak tarım yapılabilecek şartları oluşturmuşlar. Kimin aklına gelirdi ki merdivende tarım yapmak!
Bir topluluğun veya uygarlığın gelişmişlik seviyesini ölçmek için yazıyı kullanıp kullanmadıklarına bakılır. Oysa İnkalar tekerlek dahi icat etmeden müthiş sağlamlıkta binalar inşaa etmiş, dağ koşullarında tarım yapabilmişlerdir. Son zamanlarda İnkaların bir yazı sistemlerinin olduğu ortaya çıktı. Kipu olarak adlandırdıkları bu sistemin şifresini çözebilmek için araştırmacılar çalışıyor. Böyle güzel bir mimarilikte şehir kuran uygarlığın yazı sistemlerinin olmaması garip olurdu öyle değil mi?
1911′ de Amerikalı tarihçi ve kaşif Hiram Bingham trafından keşfedilen Machu Picchu kurulduktan 100 yıl sonra bölgeye yayılan çiçek hastalığından dolayı terk edildi. Terk edilişinden 350 yıl sonra bulunabildi. 1983′ de de UNESCO Dünya Mirası Listesine alındı.
Yolunuz Peru’ ya düşerse uluşılması zor ve pahalı olan Machu Picchu’ ya uğramayı unutmayınn.
sosyoşifacı sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.